İzmir Barosu: Hayvanların yaşam alanları sokaklardır

İzmir Barosu’nun açıklamasına avukatların yanı sıra hayvan hakları savunucuları katıldı.

Yorumlama öncesi konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, “Kendi ülkesinde, kendi kanunlarını tanımayan devlet büyüklerinin ülkesinde yaşıyoruz. Kanunlara uyumamaya özendirme eden sorumlular ve bunlar hakkında harekete geçmeyen yargı mensupları” diyerek Erdoğan’ın sözlerini eleştirdi. Yücel, “Bu ülkenin en yetkili ağzından verilen yasa dışı talimat apaçık. Açık Açık suç işliyorlar. Biz, suç işledikleri tekrar karşılarında olmaya, görevlerini hatırlatmaya devam edeceğiz” dedi.

“HAYVANLAR, BARINAKLARA HAPSEDİLEREK YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu’ndan sorumluluk sahibi idare heyeti üyesi Av. Şefika Yıldırım Sert’in okuduğu açıklamanın tamamı şöyle:

*Gaziantep’te bir çocuğumuzun başına gelen talihsiz olayı üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bir an evvel sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz.

*Fakat yaşanan üzücü olayın sorumlusu hayvanlar değil, sizsiniz! İmzaladığınız Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesini, çıkardığınız yasayı değil sayan, uygulamayan siz!

*Yaşam hakkı tanınmayan, sömürülen, her türlü zorlama, ızdırap reva; yediği bir lokma yemek, içtiği bir yudum su çok görülen hayvanlar, derhal de barınaklara hapsedilerek yok edilmek isteniyor.

*Uzun süredir yandaş medya göre pompalanan hayvan düşmanlığı, bu defa ilk ağızdan, kanımca Cumhurbaşkanı kadar “Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır.” denilerek daha da körüklendi.

*Oysaki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. maddesinde de “Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra ilk olarak alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” ifadesine yer verilerek, sokakta yaşayan hayvanların yaşam alanlarının sokaklar olduğu, “birleştirme” zihniyetiyle birer ölüm kampı olan barınaklara hapsedilemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.

*Yaşanan üzücü olay üzerinden manipülasyon yapılarak, halka sorunun kaynağı hayvanlar, çözümün ise onların hayat ortamlarından koparılıp barınaklara hapsedilmesi olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.

*Biz bu oyuna gelmeyeceğiz, duygularımızı ajite, bizi manipüle etmenize; kendilerini savunamayacak durumda olan hayvanları ölüme mahkûm etmenize müsade vermeyeceğiz!

*Yaşanan üzücü olayın tek sorumlusu sizsiniz, çünkü:

*Hayvanseverlerin ve hak savunucularının yıllardır verdiği mücadeleye kulaklarınızı tıkayarak, hayat hakkından yanlamasına yeni ve etkili bir yasa yapmak yerine sadece 5199 sayılı Yasa’nın asıl maddelerinde hiçbir caydırıcılığı olmayan göstermelik değişikliğe gittiniz,

*Sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin hiçbir politika üretmeyen belediyelere 5199 sayılı Yasa ve ilgili yönetmeliği ile birçok yetki ve atama vermenize karşın bu yetki ve görevlerini yerine getirmeyenlere ilişkin bir yaptırım düzenlemediniz ve hayvanların kaderini belediyelerin inisiyatifine bıraktınız,

*Sokakta yaşamış hayvanların popülasyonundan şikayet ederken; sokakta yaşamış hayvanların yuvalandırılmasını teşvik etmek yerine hayvan satışını, imal çiftliklerini yasaklamayarak, bu çiftliklerde hayvanların sömürülmesine müsade verdiniz,

*Hiçbir eğitim vermeden, teftiş yapmadan, elini kolunu sallayan herkesin hayvan “sahiplenmesine” sebep olup besledikleri köpeği cinayet yetiştiren, karanlık odalara hapseden, onları dövüş için büyüten “sahipleri” olduğunu bilip buna çanak tutunuz. Bu kişilere caydırıcı yaptırımlar göstermek bir yana bu ihlalerin birçoğunu saptama zeka edemediniz. Edebildiklerinizde de “sahipleri” yerine hayvanları cezalandırıp onları “yasaklı” olarak yaftalamayı ve bakımevlerinde ölüme terk etmeyi seçim ettiniz.

“BU BİR ZİHNİYET SORUNU”

Av. Şefika Yıldırım Sert’in açıklamaları şöyle devam etti:

*Bu listeye eklenecek daha fazla madde var. Bunun bir zihniyet sorunu olduğunun farkındayız. Bu zihniyet ama;

*Kafesteki güvercini şemsiyesiyle dürten,

*Tavuğa “beyaz et” diyen,

*Hayvanını kaybetmenin acısını yaşamış gazeteciye “Öldürdün mü?” diyip gülen,

*Cumhurbaşkanı olduğu ülkenin mevzuatına; tarafı olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olarak belediyelere açıklamalar veren, halkı kanunlara uymamaya özendirme eden değişmesi gereken, türcü bir zihniyettir.

*Bu zihniyetle mücadele edeceğimizi, yasaya aykırı talimata istinaden lokal yönetimlerce gerçekleştirilecek herhangi bir toplamanın varlığını saptama etmemiz halinde, her bir canlının hakkını savunmak için hukuki sürecin takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.

*Hayvanların ölümüne, tecrit edilmesine, işkence görmesine, acı çekmesine sebep olacak her türlü adalet ihlalinin karşısındayız. Sokakta yaşamış hayvanlar yalnız değildir! İsteseniz de istemeseniz de onların yaşam alanları sokaklardır!

Yorum yapın