‘Gezi’de kötü muamele yasağı ihlal edildi’

15 Haziran 2013 günüydu. Seyahat Direnişinin en hareketli günleri yaşanıyordu. O gün İstanbul Baro Başkanlığı önünde saat 10.00’da basın açıklaması düzenlenecekti.

Beycan Taşkıran, bulunma üzere baro binasına ulaşmaya çalışırken İstiklal Caddesi üstünde takriben 1000 karakter bir grupla birlikte polis müdahalesine maruz kaldı.

Saat 12.00 sıralarında polisin müdahalesi yoğunlaştı. Beycan Taşkıran  bu nedenle ara sokaklara kaçtı. Sokakta yalnız başına olduğu bir esnada kendisine yönelen bir TOMA takriben 30-50 metreden aracısız olarak kendisini gaye aldı.Sırtı dönük olduğu halde basınçlı suyun etkisiyle yere kapaklandı. Orada bulunan bir diğer kişinin yardımıyla yürüye yürüye durum yerinden uzaklaştı.

POLİSLER HAKKINDA KOVUŞTURMAYA LÜZUM GÖRÜLMEDİ

Başsavcılık beklendiği şekilde polislerin kovuşturulmasına gerek olmadığına karar verdi. İtiraz ettiği mahkeme de polislerin yargilanmasına izin vermeyince Beycan Taşkıran Tüzük Mahkemesi’ne kişisel başvuruda bulundu.

TOMA’dan sıkılan basınçlı su nedeniyle kaburgalarının kırıldığını, durum uygun iki TOMA olduğunu, sağlık raporlarının usulüne uygun düzenlenmediğnii, olaya ilişkin soruşturmanın titiz yapılmadığını, itiraz merciinin ret kararında mazeret bulunmadığını, bu nedenle adil yargılanma hakkı, etkin başvuru hakkı, buluşma ve misafir etme yürüyüşü düzenleme hakkı ile bedensel ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiğini savundu.

BAŞSAVCILIK GÖRÜNTÜLERİ TEMİN EDEMEDİ

Yüksek Duruşma analiz sonunda yaptığı değerlendirmede şu tespitlerde bulundu:

Başvurucunun iddiasının tersine 2016 yılında başvurucuda saptama edilen kırığın olay sebebiyle oluştuğunu tespit etmek olası görünmemektedir. Başvurucuya yapılan müdahaleye ilişkin görüntüler Başsavcılıkça tedarik edilememiştir. Araştırmacı, başvurucunun da aralarında bulunduğu bahis ettği kalabalık gruplara yapılan müdahalelerle ilgili görüntüleri izlemiş, eylemlerin şiddet olaylarına evrildiğini gözlemlemiştir. Başsavcılık kolluğun bu müdahalesini zorunlu ve orantılı bulmuş, başvurucunun yaralanması sebebiyle kolluk görevlileri hakkında kovuşturma yapılmamasına karar vermiştir. Başvuruya yansıdığı kadarıyla Başsavcılığın ulaştığı sonuçtan farklı bir değer biçme yapılmasını gerektiren bir vaka saptama edilmemiştir.

HÜKÜM

Fena muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR olduğuna, Anayasa’nın 17. Maddesinin üçüncü fıkrasında teminat altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE, Suçlama giderlerinin başvurucu üzerine BIRAKILMASINA,

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir